2 Ekim 2011 Pazar

Üç Direğin Arasındaki Yalnız Adamlar


“Sinirlerimi yatıştırmak için sigara, kaslarımı güçlendirmek için vodka!”
Lev Yashin...

Çocukluk yıllarımın unutulmaz futbol klişelerinden biriydi; “İnsanın aptalı futbolcu, futbolcunun da aptalı kaleci olur!” derlerdi büyüklerimiz. Belki bu yüzden, şimdi çok eskide kalmış siyah-beyaz yılların tozlu arsalarında yapılan mahalle maçlarında, en yeteneksiz, en tombul, en hantal çocuk kaleye geçerdi oflaya poflaya.

Herkesin golcü olmak istediği; her takımda bir Gerd Muller’in, bir Pele’nin yer aldığı; kimsenin defansta oynamaya gönüllü olmadığı; Hatice’nin değil, neticenin önemli olduğu; harçlıklarımızdan biriktirdiğimiz paralarla mahalle bakkalından alınmış plastik topun peşinde kan ter içinde koştuğumuz zamanlarda, bir çeşit “tecrit” idi kalecilik. Futbolcu olamayan kaleci olurdu. Yerse! En azından hiç oynayamamaktan iyiydi üç direk arasında beklemek. Takımın en iyisinin forvette oynaması da tesadüf değildi bu yüzden. Kim bilir, belki bu hazin durum üzerine yazmıştı Eduardo Galeano, o yapayalnız, oyunu hep uzaktan izleyen, mekandan ayrılmaksızın üç direğin arasında idamını bekleyen adam üzerine gözlemlerini.

Gerçekten eskiden zor zenaattı kalecilik!

Sonra yeşil sahalarda boy gösteren, zaman içinde yıldızlaşan kaleciler sayesinde değişti bu önyargı. Üç direğin arasındaki yalnız adamlar, esas oğlanlar arasında dimdik yerlerini almaya, hatta kaptan olarak sahaya çıkmaya başlayınca değişti. Çamura bulanmış bitkin kaleci görüntülerinin yerini, arkadaşlarının omuzlarında yükselmiş 1 numaralar almaya başlayınca değişti o kara yazgı.

Bu yazı, o unutulmaz kalecileri bir kez daha hatırlama adına...

***

Hatırlar mısınız 1966 Dünya Kupası’nı kazanan İngiltere Milli Takımı’nın kalecisi Gordon Banks’i?

30 Aralık 1937 Sheffield doğumlu Banks, çocukluk yıllarında kömür madenlerinde çalışmış; profesyonel futbol kariyerine 1955 senesinde Chesterfield takımında başlamış; 1959’un yazında 7 bin Sterlin karşılığında Leicester City’e transfer olmuştu.

İlerleyen senelerde Ada futbolunun en iyi kalecisi olurken, 1970 Dünya Kupası’nda, Pele’nin uzak köşeye giden kafa vuruşunu çizgi üzerinden müthiş bir refleksle uzanıp çıkarışı unutulmadı. Futbol tarihine geçen, günümüzde bile konu iyi kalecilerden açılınca televizyon ekranlarında tekrar tekrar gösterilen o müthiş kurtarışın kahramanıydı Banks. Futbol kariyerinde binin üzerinde gol atan Pele bile, “Attığım onca golle değil de atamadığım o golle hatırlanmam işin en ilginç tarafı!” cümlesini kullanmıştı. Banks ise kendi deyimiyle, “Dünya Kupası kazanmış kaleci” olarak değil de hep o kurtarışı ile hatırlandı.

1972 senesinin Ekim ayında bir araba kazasında sağ gözünü kaybeden, o kaza sonrası bir süre amatör takımlarda “scouting” görevi üstlenen, sonrasında Kuzey Amerika liginde Fort Lauderdale Strikers takımında kısa süre forma giyen efsane kaleci futbolu 1977 senesinde bıraktı.

2001 senesinde Londra’da yapılan bir açık artırmada, 1966 Dünya Kupası madalyasını 124.750 Sterin karşılığında satmıştır. İnternational Federation of Football History & Statistics (IFFHS) tarafından 20. yüzyılın en iyi ikinci kalecisi seçilen efsane kaleci günümüzde 73 yaşındadır.

***

Konu unutulmaz kalecilerden açılmışken, “Kara Örümcek” lakabıyla bilinen ve 1954 senesinden 1970’e kadar Sovyetler Birliği Milli Takımı’nın kalesini korumuş olan Lev Yashin’i de hatırlamak gerekir.

22 Ekim 1929 senesinde Moskova’da dünyaya gelen o müthiş kaleci, tüm futbol kariyerini tek takımda, Dinamo Moskova’da geçirdi. Henüz 12 yaşında askeri bir fabrikada çalışıp, aynı zamanda fabrika takımının kalesini koruyan Yashin kısa süre sonra Dinamo Moskova’nın genç takımının kalesini korumaya başladı. 1950 senesinde (A) takımla çıktığı ilk maçında, rakip takım kalecisinin kendi ceza sahasından vurduğu top kalesinde gol olunca kariyerinin en büyük şokunu yaşadı. O sezon sadece iki maçta kaleyi koruyan, o hatalı gol yüzünden yedek kulübesine mahkûm kalan 1.90’lık kaleci 1953 senesinde kaleyi devraldı. 1954 senesinde Sovyetler Birliği Milli Takımı’na seçilen Yashin 1958, 1962 ve 1966 Dünya Kupalarında yıldızlaştı.

Yazılanlara göre maç esnasında önünde oynayan defans oyuncularına o kadar çok bağırırmış ki, karısı bile bu durumdan pek rahatsız olurmuş! Günümüzde kalecilerin sıklıkla başvurduğu “topu yumruklama tekniği”ni de ilk kullanan kaleci olduğu bilinir. Ceza sahası dışına çıkarak topa müdahale eden ilk kaleci olması nedeniyle de İtalyan futbolcu Sandro Mazzola’nın, “Bu adam benden daha iyi topa vuruyor!” cümlesi tarihe geçmiştir. Kariyeri boyunca 150’ye yakın penaltı kurtaran (ki günümüzde hiçbir kaleci onun kadar penaltı kurtarmayı başaramamıştır) Yashin, 1963 senesinde kazandığı “European Footballer of the Year” ödülü ile de o ödülü kazanan tek kaleci olmuştur.

1990 senesinde geçirdiği ağır rahatsızlık nedeniye bir bacağı kesilen, aynı senenin Ekim ayında 61 yaşında aramızdan ayrılan Yashin, İnternational Federation of Football History & Statistics (IFFHS) tarafından 20. yüzyılın en iyi kalecisi seçilmiştir. Müthiş kaleciliğinin sırrını soranlara verdiği, “Sinirlerimi yatıştırmak için sigara, kaslarımı güçlendirmek için vodka!” cevabı unutulmamıştır...

***

Dino Zoff… 1942 senesinin Şubat ayında dünyaya gelmiş, 1982 Dünya Kupasında İtalya Milli Takımı’nın kaptanlığını yapmış Dino Zoff’u kim unutabilir ki! Çocukluk yıllarında kısa boyu nedeniyle asla kaleci olamayacağı söylenen, Inter Milan ve Juventus’un genç takımlar seçmelerinde başarılı olamayan büyük kaleci, 1961 senesinde Udinese ile başlayan futbol kariyerine 1963–1967 seneleri arasında Mantova takımının kalesini koruyarak devam etti. 1968 senesinde Napoli’ye transfer oldu ve aynı sene İtalya Milli Takımı’nın kalesini korumaya başladı.

1968 yılından 1983’e kadar İtalya Milli Takımı’nın kalesini koruyan Zoff, 40 yaşında Dünya Kupası’nı kazanarak tarihe geçti. 1972–1974 seneleri arasında uluslararası maçlarda 1142 dakika gol yemeyerek inanılması güç bir rekora imza attı. Zoff, futbol kariyerini 1983 senesinde Juventus takımında noktaladı.

İnternational Federation of Football History & Statistics (IFFHS) tarafından 20. yüzyılın en iyi üçüncü kalecisi seçilen, futbolu bıraktıktan sonra sırasıyla Juventus, Lazio ve İtalya Milli Takımı’nda antrenörlük yapan Zoff günümüzde 69 yaşındadır...

Ziya Adnan

02.10.2011 - BirGün Gazetesi

0 yorum: