29 Kasım 2011 Salı

Onun gibisi gelmedi: Kevin Thompson



Yıllar ne çabuk geçiyor. Kevin Thompson siyah-beyazlı formayı giymeye başladığında ben henüz lise çağında bile değildim. Aradan geçen zaman 14 seneyi bulmuş. Ancak, Beşiktaş belki de 14'ten fazla pivot denemesine rağmen bir Kevin Thompson daha bulamadı.

Basketbol büyüklerimiz konu eskilerden açıldığında mutlaka 'spor sergi sarayında oynanan' maçlardan söz eder. Bizim kuşak spor sergiyi bilmez ama Ahmet Fetgeri'yi iyi bilir. 90'ların sonundaki Türkiye Basketbol Ligi'ni takip eden basketbolseverler, Beşiktaş'ın maçlarını oynadığı o tek tribünlü spor salonunu hatırlayacaklardır. Televizyonlardan yayınlanan maçlarda karşımızda duran, üzerinde iki ufak pencere ve duvara asılmış birkaç siyah-beyaz bayrakla süslü rengi solmuş bir duvar. Ekranın görünmeyen kısmından yükselen sesler eşliğinde tabi...

İşte o Ahmet Fetgeri günlerinin unutulmaz oyuncularından biri de Kevin Thompson'dı. O yıllarda, Türkiye Ligi'nde yabancı pivot dendiğinde akla ilk gelen isim Fenerbahçeli Dallas Comegys olurken, Kevin Thompson henüz ilk sezonunda (1997-98) 13.2 ortalamasıyla ribaund kralı olduğunda, Dallas Comegys de üç yıllık Fenerbahçe kariyerinin sonuna geliyordu. (Comegys o sezon 11.4 ribaund ortalaması yakalamıştı. )

Thompson tam 4 maçta 20'den fazla ribaund çekerek henüz ilk sezonunda ribaund krallığını elde etmekle kalmamış, maç başına yakaladığı 21.3 sayı ortalamasıyla da ligin en skorer 4. oyuncusu olmuştu. Sezon sonunda ise ligin en değerli oyuncusu seçiliyordu. Sayı kralı olamamadaki tek şanssızlığı, Fenerbahçe'nin efsanevi oyuncusu İbrahim Kutluay ve Daçka'nın müthiş Amerikalısı Michael Ansley ile aynı döneme denk gelmiş olmasıydı belki de, kimbilir…

2.08'lik pivot, 1998-99 sezonunda da 11.3 ortalamasıyla üst üste 2. kez ribaund krallığını kimselere kaptırmamıştı. Üstelik, Beşiktaş kariyeri boyunca 5 yüz ribaund ve bin sayı barajını geçtiğini yazıyor istatistikler.

Thompson, NBA'e oyuncu verme konusunda haklı bir şöhreti olan okullardan Nort Caroline mezunu. Yeri gelmişken hemen belirtelim; North Caroline, başta Michael Jordan olmak üzere Vince Carter, Jerry Stackhouse, Rasheed Wallace, Rick Fox, Antawn Jamison, Raymond Felton ve geçen sezon Fenerbahçe Ülker forması giyen Sean May gibi isimlerin yetiştiği bir okuldur. 1993 draflarında Portland Trailblazers tarafında seçilmiş ancak Clyde Drexler'ın yıldızı olduğu Batı konferansı ekibinde önemli bir kariyer yapamamıştı.

Thompson'ın Beşiktaş forması giydiği iki sezonda bugün hala hatırda kalan birkaç ismi de hatırlatmazsak olmaz: Hüseyin Beşok'un abisi Faruk Beşok, bir Harun Erdanay veya Ufuk Sarıca kadar "sharp-shooter" olmasa da Turabi Genç, Kevin Thompson ile boyalı alanda iyi bir ikili oluşturan Litvanyalı Vircinius Praskevicius, Rüçhan Tamsöz, Levent Topsakal, halen Pınar Karşıyaka'da menajerlik görevini yürüten Nihat Mala, takımın genç pivotları Onur Aydın ve Nedim Yücel (geçen sezonu Mersin BŞB forması altında ribaund kralı olarak tamamlamıştır), Tamer Oyguç ve tabi ki 1.90'u geçmeyen boyuyla takımın en skorer ismi Andre Wooldridge.

Kevin Thompson’lı ilk sezonunda play-off’a 5. sıradan giren Beşiktaş, ilk turda Pınar Karşıyaka’yı geçiyor ancak çeyrek finalde dönemin güçlü takımlarında TOFAŞ’a diş geçiremiyordu. Ahmet Kandemir yönetimindeki o takım, aynı sezon Koraç Kupası’nda çeyrek final görmüş, Belçika’nın Oostende takımına elenmekten kurtulamamıştı, hatırladınız mı?

Sonraki sezon yine play-off ilk turunda Karşıyaka ile eşleşilmiş, 1-0 önde başlanan seri 3-0 Beşiktaş üstünlüğüyle sona ermişti. Çeyrek finalde rakip yine TOFAŞ olmuştu. Üstelik Bursa temsilcisi bu kez bırakın ligi Avrupa’nın en güçlü kadrolarından birine sahipti. Avrupa’da MVP seçilmiş David Rivers, Rashard Griffith, Slaven Rimac, Steven Rogers, Asım Pars, Şemsettin Baş, kaptan Murat Konuk, Mehmet Okur, Serkan Erdoğan, Cüneyt Erden ve Alper Yılmaz’lı Jasmin Repesa yönetimindeki o kadroyu bugün bile bir çırpıda sayabiliyoruz. 1-1 başlayan çeyrek final serisini TOFAŞ 3-2 kazanırken epey zorlanmıştı ama finalde Efes Pilsen’i devirip şampiyonluğunu ilan etmişti. Thompson ise sezon başında 1 yıl daha uzatılan sözleşmesinin sonuna geliyordu. Hatırladığım kadarıyla Beşiktaş basketbol şubesi yönetimsizlik konusunda o yıllarda da pek bir başarılıydı! Nedenini tam olarak bilemiyorum ama Thompson ile yollarımız burada ayrılıyordu. Aradan kaç sezon geçmiş, benim aklıma Beşiktaş forması giymiş Thompson kadar iyi başka bir pivot gelmiyor. Sizin?

Not: TBL’de play-off sistemi o yıllarda öyle oynanıyordu. Normal sezonun ilk 4 sırada bitiren takımlar play-off’a çeyrek finalden başlarken, 5-12 arası takımlar ilk tur mücadelesi veriyordu. Ayrıca, takımlar normal sezonda birbirleriyle oynadığı maçlarda aldıkları sonuçlara göre seriye 1-0 önde başlama hakkı kazanıyordu.

Not2: Foto Milliyet arşivlerinden. 14.12.1998 tarihli gazetenin spor sayfasında Beşiktaş’ın dönemin güçlü takımı Ülker’i devirmesi manşet yapılmış. Fotoğrafta, Kevin Thompson ile Ülker’in oyun kurucusu Michael Anderson top kapma mücadelesinde.

1 yorum:

Black Eagle dedi ki...

belki bud eley. bizde mvp olmuştu yanılmıyorsam sonra ülkere falan gitti ama orada beşiktaşımızdakı kadar başarılı olamamıştı. kevin thompson ve andre woolridge li o kadro ve belki de Beşiktaşın basketbola geri dönüşü diyebileceğimiz o kadro tabii ki unutulmaz. rüçhanı turabisi ve faruk beşokuyla.