
Taksimspor, Lefter Küçükandonyadis'in ve Hrant Dink'in bir dönem formasını terlettiği kulüp olarak bilinir. Şimdilerde İstanbul’un nice semt kulübü gibi onlarda paranın liginden epey uzakta, kendi halinde… Lefter'in aramızdan ayrılmasının ardından, efsane futbolcuyla ilgili birkaç anı dinlemek umuduyla 72 yıllık Taksimspor'un kapısını çaldık. Kendisi de eski bir futbolcu olan hatta Sarıyer formasıyla 4 kez gol krallığı yaşayan şimdiki kulüp başkanı Garo Hamamcıoğlu da 'Lefter Abi'siyle ilgili unutamadığı ve hala özlemini duyduğu yaşanmışlıklarını keyifle anlattı.
Ama önce gelin Taksimspor’u biraz daha yakından tanıyalım. Kulübün tarihçesinde ‘1940 yılında Galatasaray’dan ayrılan Ateş-Güneş, Nor Şişli ve Kale kulüplerinin birleşmesiyle kurulmuştur’ diye yazar. İftihar tablosunda ise Lefter’in yanı sıra Ulusal Takım forması giymiş isimler yer alıyor: Corc Papazyan, Küçük Garbis, Arif Pırnal, Coşkun Özden, Yervant Balcı, Garbis İstanbulyan nam-ı diğer Tenekeci Garbis. 25 Mayıs 1953’te İsviçre ile deplasmanda oynanan ve 2-1 kazanılan özel bir maçta Türkiye’nin 2 golünü de Tenekeci Garbis kaydeder. Bugün Şişli Ermeni Mezarlığı’nda yatan İstanbulyan’ın mezar taşında vasiyeti üzerine ay-yıldızlı formalı resmi bulunmaktadır.
Futbolda çeşitli yaş gruplarında 450’Ye yakın, basketbol, voleybol ve jimnastik gibi branşlarda katılırsa toplamda 650 lisanslı sporcusu bulunuyor. Taksimspor geçen sezon Süper Amatör’e terfi etmişti. Yeni hedef ise önümüzdeki sezon Bölgesel Amatör Lig’de (BAL) yer alabilmek. Kimbilir, belki de ardından da 3. Lig gelir. Başkan Hamamcıoğlu ‘biz yetiştirici kulübüz’ diyor ve bunun altını ısrarla çiziyor: “Mevcut takımın tamamını altyapıdan gelen futbolcular oluşturmakta. İşin maddi boyutu aşmak için olması gereken de bu. Soyunma odalarında kulüp tesisine, antrenman sahamıza kadar örnek kulüplerden biriyiz. ”
Hamacıoğlu amatör liglerde yer alan takımlarda sürekliliğin gelişmediğinden bahsediyor: “Bir sene bakmışsın bir takım şampiyon olmuş sponsor desteği bulmuş sonraki yıllar o desteği kaybedince eriyip gitmiş. Bunun örnekleri çok. Biz alt yapıya yatırımımız yapıp kendi gücümüzle yükselme hedefindeyiz. Yakın vadedeki amacımız BAL'a çıkmak. O zaman ekonomik olarak da aşama kaydetmiş olacağız.”
Sarı-kırmızılı kulübün bugün sahip olduğu tesisleri armağan eden Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e şükran borcu var. Zira, Feriköy Gediz Sokak’taki mezbelelik olan arsayı standart bir futbol tesisi haline getiren Sarıgül olmuş. Tesise ise Süleyman Seba’nın adı verilmiş. Beşiktaş’ın efsane başkanı Seba aynı zamanda Taksimspor’un da onursal başkanı olarak kabul ediliyor.
LEFTER’İN 39 NUMARA AYAKKABILARI
Lefter Küçükandonyadis, askerliğini Diyarbakır’da yapar. Hem de 3 yıl! Taksimspor için oynadığı yıllar askerden öncesine rastlar. Dönüşte soluğu Fenerbahçe’de almıştır. Öyle transfer rekoru kırarak değil, cüzzi bir rakama… Garo Hamamcıoğlu’nun ‘hasta Fenerli’ oluşu da birçokları gibi Lefter’le başlamış. “Lefter Abi ile özel bir yakınlığım vardı.” diye söze başlıyor Hamamcıoğlu. “Babamda futbolcu benim... Lefter’in yakın dostu. Sabah 10’da Galatasaray formasıyla, öğlen 2’de de Taksim formasıyla oynarmış. 8-10 yaşlarındaydım. Biz Kınalıada’da, Lefter Abi Büyükada’da otururdu. Bize gelirdi. Ayakkabılarını, formasını büyük bir onurla taşır, arkadaşlarıma anlatırdım. Unutmuyorum; 39 numara giyerdi. Topa her iki ayağıyla mükemmel vururdu. Ada’da futbol sezonu başladığında Lefter abi arkadaşlarını getirir biz formayı kaybederdik.”
ADA SEVDASI
Lefter, dönemin en şöhretli futbolcusu olmasına rağmen mazbut bir yaşam sürmesiyle bilinir. “Büyükada’da çok sevdiği bir kahve vardı, yazları orada otururdu. Araba kullanmayı çok severdi. Bir Chevrolet’si, bir de maun rengi bir teknesi vardı. Yunanistan’dan büyük teklifler gelmesine rağmen gitmemiştir. Ada’da otursun, denize girsin böyle bir hayatı severdi. Balıkçı arkadaşları filan… Bir de işkembe çorbasını çok severdi. En son 2011 yazında görüşmüştük. Atina’dan dönüşünde…”
LEFTER STADYUMU
Hamamcıoğlu, bundan önceki yönetimlerin efsane futbolcuya bu kadar sahip çıkmadığı söylüyor. Aziz Yıldırım, Atina’daki hastanden çok sevdiği Ada’sına özel uçakla getirmişti onu. Sarı-lacivertli camia Lefter Küçükandonyadis ismini stadyumuna verse ne güzel olurdu değil mi? Pek çok Fenerbahçe taraftarının dillendirdiği mevzuyu soruyorum: “Çok doğru. Ben bu konuyu Nor Marmara Gazetesi’nde de (Ermenice yayınlanan bir günlük gazete) yazmıştım. Dönemin başbakanı Şükrü Saracoğlu Varlık Vergisi’ni çıkaran kişidir. Gayrimüslimleri yok eden yasayı yani. O yasayla ya aç kalın ya da gidin denmmiştir. Zorunlu bir sürgün politikasıydı o yasa. O isim Lefter’in takımın stadına yakışmıyor.” Öyle ya, Saracoğlu’nun “Biz Türküz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız” diyerek ilan ettiği Varlık Vergisi İstanbul'da gayrımüslimlere ait binlerce taşınmaz mülkün el değiştirmesine sebep olmuştur.
NEDEN ERMENİ FUTBOLCU YOK?
Girişte, Taksimspor tarihine değinirken Ulusal Takım’a kadar yükselmiş Ermeni futbolcuların ismini sıralamıştık. Peki, bugünün futbolunda kaç Türkiyeli Ermeni futbolcu biliyorsunuz? 1980’lerin başında öğrenciyken Taksimspor forması giyen Hrant Dink, belki de sonuncusuydu. Profesyonel olarak ise Garo Hamamcıoğlu’dan sonra Ermeni cemaatine mensup futbolcu gelmemiş. Hamamcıoğlu, Sarıyer’in 9 yıl kaptanlığını yapmış, 2. Ligde 4 kez gol kralı olmuş. O da ‘beyaz martılar’ın efsane golcüsü. "Gençlerimizi demek ki okumayı tercih ediyorlar. Aileler çocuklarını salon sporunu yönlendirip iyi zaman geçirmesini, iyi yetişmesini isteyebilirler. Orada da profesyonelliğie geçişte fikir değiştiriliyor." Bir de, Ermeni cemaatinin yıllar geçtikçe küçüldüğünü söylüyor: "1915 olaylarında Ermeni cemaati 2 milyonu aşkındı şimdi 60 bin kişi!"
3 yorum:
cook guzel bir yazı
-Saraçoğlu' isminin neden değişmesi gerektiği hakkında daha önce "siyahçoraplılar" diye bir sitede benzer bir istek görmüştüm.[site şu an yeniden kurulma aşamasındaymış]
-Bu fikre "evet" dememek cahillik olur.
-Ayrıca böyle güzel bir röportaj için çok teşekkürler.
[Keşke daha uzun bir yazı olsaydı dedirttin]
Teşekkürler
Yorum Gönder